/
Ankara
Bilişim

 

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan: - "Haberleşme sektöründe KOBİ'lerden alım oranı hala istediğimiz seviyede olmamasına rağmen, üretim yapan KOBİ'lerden alım oranını artırarak devletin KOBİ'leri desteklemesi anlamında elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz" - "Özellikle pazar yerlerinde, yurt dışı kaynaklı pazar yerlerinin adeta piyasanın hakim gücü olarak ön plana çıktıklarını görüyoruz. Burada da dengeli gitmekte fayda var"

Türkiye Bilişim Derneği ve Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı (TOSYÖV) iş birliği ile düzenlenen "4. KOBİ'ler ve Bilişim Kongresi" Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Sayan, yaptığı konuşmada, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ekonomiye yön veren en önemli araçlardan birinin imalat endüstrisi olduğunu belirterek, sanayileşerek gelişen ve ekonomik olarak başarılı ülkelerin canlı ve aktif imalat sektörünü geliştirdiklerini gördüklerine dikkati çekti. Türkiye'de de aktif şirketlerin yüzde 99,8'ini oluşturan KOBİ'lerin, ekonomik büyüme ve iş geliştirmenin ana kaynağı olduğuna işaret eden Sayan, "Ülkemizde sanayi ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren 7 bin büyük şirkete kıyasla 3,2 milyon KOBİ bulunuyor. Ekonomimizin ana dinamosu olan KOBİ’lerimiz istihdamın yüzde 72’sini, toplam cironun yarısını ve toplam ihracatın ise yüzde 37’sini gerçekleştiriyor." ifadelerini kullandı.

Sayan, 3G ve 4,5G ihalelerinde KOBİ'lere alım şartı gibi destekler verildiğini hatırlatarak, "Haberleşme sektöründe büyük firmaların altyapı yatırımlarının en az yüzde 10'unu KOBİ'lerden alım kararı getirdik. Ama ne yazık ki bizim KOBİ'lerimiz de büyük şirketlerimiz de bu işlerde etraftan dolanmanın yolunu bulmuşlardı. Büyük firma kendisi ithalatını yapıyor, sonra satın alacağı firmaya KOBİ'lerimiz aracılığıyla satıyordu. Bunun önüne geçmek için KOBİ alım şartını Türkiye'de imalat yapan, katma değer üreten KOBİ'lerden olarak değiştirdik."diye konuştu. Geçen süre zarfında hem yerlilik hem millilik oranının arttığını dile getiren Sayan, "Haberleşme sektöründe KOBİ'lerden alım oranı hala istediğimiz seviyede olmamasına rağmen, üretim yapan KOBİ'lerden alım oranını artırarak biz devletin KOBİ'leri desteklemesi anlamında elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz." dedi.

Çöllüoğlu, Dijital Kobiler ve Vizyon Sektör Paneli’nde konuştu

Türksat Bilişim İş Geliştirme ve Proje Yönetimi Direktörü Ömer Faruk Çöllüoğlu ise “Dijital Kobiler ve Vizyon Sektör Paneli’nde konuştu. Çöllüoğlu,  Türksat olarak dijital dönüşümü Kobiler ile birlikte gerçekleştirdiklerini anlatarak, e dönüşümün gerekliliğine yönelik olarak kafasında soru işareti olan firma olmadığını söyledi. Artık kobiler tarafından kimsenin e dönüşümün  gerekliliğini tartışmadığını hatta akıllı şehir ve akıllı yol altyapısına yönelik birçok yerli firmanın bulunduğunu söyledi.  Akıllı ulaşımla ilgili de Türkiye’de çok ciddi işlerin yürüdüğüne değinen Çöllüoğlu, “Ancak NTCİ isimli bir standart var ve 5 senedir Avrupa’da ve ABD’de konuşuluyor. Türkiye’de akıllı ulaşımla ilgili çok fazla yerli üretim firmamız var. Bu çok güzel bir şey ancak 5 senedir gündemde olan standardı hala içselleştiremedik. Türksat olarak akıllı ulaşım ve akıllı şehir işlerini yürütüyoruz ve bu firmalarımızla çalışma yapmak istiyoruz. Ancak standartlarla ilgili hiçbir çalışma yapılmamış ve bu noktada zorluk yaşıyoruz” dedi. Çöllüoğlu, firmaların sürdürülebilirlik noktasına dikkat etmesi ve sadece kar amaçlı düşünülmemesi gerektiğinin altını çizerek, “Ürünleşme tarafından ciddi problemlerimiz var ve ürünleşen firmalarımız süreci takip etmiyor. Bu durumda ise tek bir noktadan cihazların birbiri ile konuşmasını sağlama noktasında sıkıntı yaşanabiliyor. Kobiler bu işin tam ortasında ve buna göre çalışmalılar” diye konuştu.  Çöllüoğlu. Türksat’ın Türkiye’de bilişim pazarındaki büyüklüğünün yüzde 1,5-2 civarında olduğunu anımsatarak, “Bizim ekosistemimizdeki tüm firmalar Kobi olduğu için yazılım, uygulama ve altyapıda bir takım standartlar getiriyoruz. Biz standartları belirledik ve bu sayede şu anda kobilerimizle birbirimizi anlıyoruz ve birbirimize yetiyoruz. Ancak ulusal bir standart şart.  Türkiye’deki e dönüşümü tek bir firma yapamaz, bu ihtiyaca tek bir kurum cevap veremez” dedi.