Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, "İstikbal göklerdedir" vizyonu doğrultusunda Türkiye'nin uydu teknolojilerindeki yerlileşme hamlesinin sürdüğünü belirterek, ilk millî haberleşme uydusu Türksat 6A’nın ardından Türksat 7A’nın üretim süreçlerine bu yıl içinde başlanacağını açıkladı.
“Uydu Sistemlerinde İnovatif Teknolojilerin Güvenli Kullanımı” temasıyla düzenlenen INSECSPACE 2026 Konferansı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Konferans Salonu'nda gerçekleşti. Konferansın açılışında konuşan Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, uzay ve uydu sektöründeki küresel dönüşümü ve Türkiye’nin bu alandaki stratejik konumunu değerlendirdi. Mustafa Kemal Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir” tespitinin bugün çok daha kritik bir hâl aldığını belirten Atalay, uzayın artık ülkeler için yeni bir egemenlik alanı olduğunu ifade etti. Güncel verilere göre uzayda 14 bin 500 civarında faal uydu bulunduğunu kaydeden Atalay, sektörde önemli değişimler yaşandığını kaydederek, "Uzayda faal uyduların yanı sıra, 3 bin ile 4 bin arasında ömrünü tamamlamış uydu bulunuyor. Aktif uyduların yaklaşık yüzde 90'ını alçak yörünge uyduları oluşturuyor. Sektörde geleneksel yüksek yörünge (GEO) operatörlerine alternatif olarak alçak yörünge (LEO) ve takım uydu operatörleri hızla yaygınlaşıyor. Alçak yörüngede tek operatörün 42 bin uydu hedefi varken, Çinli operatörlerin 100 bin uydu hedefiyle bu alana yatırım yaptığını görüyoruz. Bu durum uzay çöplüğü riskini de beraberinde getiriyor." diye konuştu.
"Türksat 7A’nın üretimi bu yıl başlıyor"
Türkiye’nin uydu kapasitesine ilişkin de bilgi veren Atalay, Türksat 6A’nın yerlilik oranı ve mühendislik başarısına dikkat çekti. Türksat’ın şu anda 6 aktif haberleşme uydusuyla hizmet verdiğini hatırlatan Atalay, "Geçtiğimiz yıl hizmete giren Türksat 6A, tasarımından üretimine kadar Türk mühendislerinin eseridir. Yüzde 80'in üzerinde yerlilikle üretilen bu ilk millî uydumuz, Türkiye’yi kendi uydusunu üretebilen 11 ülke arasına soktu. Türksat’ın koordinasyonunda ASELSAN, TUSAŞ, TÜBİTAK Uzay ve CTECH firmalarından oluşan konsorsiyumla gerçekleştirilen bu başarıyı şimdi daha ileri taşıyoruz. Türksat 7A uydusu için planlama çalışmalarımız son aşamaya geldi. İnşallah benzer modelle bu yıl içinde üretimine başlıyoruz." dedi. Atalay ayrıca haberleşme uydularının yanı sıra, Göktürk -1, Göktürk -2 ve İmece gibi gözlem uydularının da Türkiye’nin uzaydaki gücüne katkı sağladığını, yeni iki İmece uydusunun da üretim safhasında olduğunu belirtti.
Stratejik İş Birlikleri
Türkiye’nin jeopolitik konumunun Türksat’a uluslararası alanda bir köprü görevi yüklediğini belirten Atalay, Çinli uydu firmalarıyla imzalanan iş birliği anlaşmalarının bu zinciri tamamladığını ifade etti. Haberleşme uydularının ülkeler için stratejik önemi olduğunun altını çizen Atalay, "Haberleşme uyduları sadece ticari değil, stratejik varlıklardır. Güvenilir olmayan altyapılara veri emanet etmek, haberleşme güvenliği açısından büyük riskler barındırıyor. Bilgilerinizi kime emanet ettiğinizi iyi değerlendirmeniz gerekir. Türksat, Türkiye’nin millî bayrak taşıyıcısıdır ve yerli altyapısıyla güvenli hizmetin teminatıdır. Başka yapılara emanet edilen verilerde güvenlik ve erişilebilirlik risklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini hatırlatmak isterim." diye konuştu.



